izmir'de kar yağışı nadir görülse de, özellikle sözlüğün masaüstü görünümünde şık duran efekt.
entry'ler (50) - sayfa 2
-
izmir sözlük kar efekti
-
kos
bodrum'dan kısa sürede gidilebilen, diğer adalara göre yeme-içme ve gece hayatı daha hareketli, küçük ama keyifli bir ada.
-
flow
rap müzikte mc'nin sözleri beat'in ritmine nasıl oturttuğu, heceleri nasıl böldüğü, vurguları nerede yaptığı ve kelimeleri hangi hız ve akışta söylediğini ifade eder.
-
ismet inönü
türk asker, siyasetçi ve devlet adamı. türkiye'nin 2. cumhurbaşkanı, cumhuriyet dönemi'ndeki ilk başbakanı ve türk silahlı kuvvetlerinin ilk genelkurmay başkanıdır.
-
yedi güzel adam
bir cahit zarifoğlu şiiri ve aynı zamanda 1973 yılında yayımlanmış şiir kitabı. şiir beş bölümden oluşur, çok uzun olduğundan iki bölümü;
--spoiler--
bu insanlar dev midir
yatak görmemiş gövde midir
bir yara açar boyunlarında
kolkola durup bağırdıklarında
-ya kurbanın olam
dağlar önüme durmuş
ki dağlanam
çekip pırıl pırıl mavzerler çıkardılar oyluk etlerinden
durdular ite çakala karşı yarin kapısında
1.
yedi adam biri bir gün
bir kan gördü
gereğini belledi
yari alsa koynuna
ayırmaz kanı yanından
beyaz haberlerim var kardeşlerim
-bir güzel ince gelin
kabartır göğsünü toz duman içinde
gelinliği durur çıkartıp bıraktığı yerde
içerlerden bir taşlı tarladan
kaynayan nehrin gözünde
unutmuş gelin alınlığını
avuçları sıcacık yumulu beline dayalı
kalın bilekli badem topuklu
seyirtir o ince gelin
grevli'ler şifalar götürmek için
beyaz haberlerim var kardeşlerim
-gölgesiz meydanlara
aklı yağmalayanlara arasından
yayılırsa karanlık fısıltılar
ya da güzel dışlı yapa çiçekleri
muhtemel bir genç kızın
başına atılırsa
yedi adamdan biri
bir gün bir kan göreni
kabukları soyulmuş
taze devrilmiş bir ağaç gibi
çeker çıkarır kendi kadınlardan
fırlar yataklarından tatlı uykudan
çıplak çıkarır kendi kadınlarından
fırlar yataklarından tatlı uykudan
çıplak yalın ve güzel adaleli
o er alarak
seğirtir danseder gibi
-önce sağlam olmalı arkam
o ince gelin
belirir hemen ardında erin
1000 yıl durmadan en atmış bir çınar gibi
gidiyor dansöz gibi
yere ve göğe açık avucunda o kan
o işlem onda güvercin ve sevap
onlarda en ağrımalı yara
ve yollanıyor o güvercin onlara
güvercin değişiyor gittikçe ondan
güvercin değişiyor vardıkça onlara
+ ve aman ne uzun sürüyor bir düşman öldürmek+
yedi adam artık bir kan göreni
varıyor dengede
kuğu gibi sarkıyor onlara
akıyor onlara
şiirler söylüyor ve mısralarında
işlek çelik kümeleri
ve kalkıyor her bir ulaşmasında
iki yanında sülüs ve yay gibi
bir vuruşta öldüren elleri
-karanfil serpercesine
bir kez daha vurdum ya allah diye açtığım yaralara
-güzelin düşmanı güzel olur
güzelin yari güzel olur
o varıyor tüm meydanlara
kanı okşayarak ve kabartarak
kanı okşa ve kabart
ve sonra sabah kahvaltısında
içinden geçirmekle varsın sofrana
çocuklarımızın ellerinde büyüyen gagalı şeylerin
tanrının buyruğu ile ortaya çıkarttığı
gürbüz bir yumurta
ii.
yedi adam biri bir gün
bir aşk bir gün
gereğini belledi
ölüm girse koynuna
ayırmaz aşkı yanından
beyaz haberlerim oluşuyor kardeşlerim
daha ne kadar saklanabilirdik seninle:
yaylalardan nasıl geçtik
çobanlara yetişemedik ama uzaktan
zahmetsiz ve hiç kimseye değil gibi konuşan ağızlardan
ne bilge sözler dinledik
sığındığımız
ve içinde saçlarımız göle girmiş ıslanan
o dev o kabul eden o sizin veren mağaralar
yine açık yine buyurlu
çekildi üstümüzden. -çalıların
bilen duruşlarıyla karşılaşırdık koşuşurken gizlilere
güneşi tez gördük dağlarda
ormanın ay çiçeği gibi uyanan hayvanlarıyla
ilk iş gövdemizin acıktığını anlamak oldu
gittik kokladık ekmeğimizi tarlalarda
o gün gezdim seni ellerimle
söyledin: geniş vuruyor yüreğin
ülkeyi tez giden ayaklarımla varıyorum
kanım temizliği seven bir kolla atılıyor durmadan
yıkanmış güneşte yeni kurumuş çarşaflar gibi
serin ve ürpertici gövden
yaklaşmaktasın ve / çok yakınıma taşıdığın / güller
sana canı gönülden aşık oldum meleğim
kollarına gümüş bilezikler düşündüm
dostlar buldukça onlara
kalın kaşlarını övdüm
güzeldin
gövden gerilmiş devinmekteydi
bir tabloda gibi her bakmaya değişen
karanlık anlamlardan arınan yüzünle
hakkı verilmiş
zehirleri alınmış kazanlarda
demirle birlikte çeliğe koşmaktaydın
ve döllenmekteydin mengenelerle kucaklanarak
işçi eğilir bükülür ve doğrulur
köylü bükülür doğrulur eğilirken
insan iyi maden kuyumcuda
güzeldin / gövden
yeni bir iklim gibi yayılmaktaydı karalara
ağaçlar, kırdaki hayvanlar kasabadaki insanlarca
işte davetliydin
acıktık bıçaklarına kanımızı gütmekteymişin gibi
gelip acı sözlerin için
bir çekmece koydun yaralarımıza
ve ellerin uçuşan yapraklar gibi
birden
nasıl yalnız olduğumuzu anladım
kimseler yoktu ikimizden başka birbirine bakan
susuyor sessizce
aşkla ilerliyorum
milletim bileniyorum
devirmeye
devirmeye safrası beynimi üleşen
elleri karımın üstünde birleşenleri
bundan böyle yekinmeye hevesli yüreğim
/sanatsever halkımıza duyurulur/
aklım eski izlerde şimdi
iz demek
bir geniş
bir kendine dönük bir en ileriye
yol demek
usulca kalkıp gedene: dur
ki çevrileceksin
toydun cesurdun
gençtin atıldın
bilmezdin atıldın
kabuğu oydun oydun
kabukta kaldın
sis iner örter mermeri
ağacı binayı
sis kalkar kalkmaz
görünür mermer
ağaç ve dev
bu kadınlar dev midir
yatak özlemez gövde midir
gül açar boyunlarında
kolkola durup bağırdıklarında
bomba düşmüş gibi deprenir toprak
konuştuklarında
-yar kurbanın olan
dola yaşmağını bileğime
ki düşmanı güzel vuram
çekip mavzerler çıkardılar oyluk etlerinden
durdular ite çakala karşı yarin kapısında
--spoiler-- -
cahit zarifoğlu
kahramanmaraşlı bir ailenin çocuğu olarak ankara'da doğan şair ve yazar. yedi güzel adam isimli şiir kitabıyla tanınmıştır. 2011-2013 yılları arasında aynı isimle kendisinin anlatıldığı bir trt dizisi çekilmiştir.
-
ermenek
nüfusu yaklaşık 27.000 olan karaman ilinin en büyük ilçesidir.
-
karaman
1989 yılında konya'dan ayrılarak il statüsüne yükseltilen 240.000 nüfuslu küçük bir ilimiz.
-
sıcak çikolata
kakaonun süt veya suyla karıştırılarak ısıtılması ve tatlandırılmasıyla hazırlanan, zengin aromalı ve kıvamlı, sıcak servis edilen bir kış içeceğidir.
-
mauro icardi
tam adı mauro emanuel ıcardi rivero olan 1993 doğumlu arjantinli futbolcu. şuan galatasarayda forma giymektedir.
-
regaip kandili
hicri takvime göre recep ayının ilk perşembe gecesini cumaya bağlayan mübarek gecedir.
"o ayda bulunan ilk cuma gecesinden gafil olmayın. çünkü o, meleklerin 'regaib' diye isimlendirdikleri bir gecedir. kim recep ayının ilk perşembe gününü oruç tutar ve o geceyi ibadetle geçirirse, allah ona cennette köşkler ihsan eder." -
the odyssey
tarihi ve mitolojik film severlerin heyecanla vizyona girmesini bekledikleri film.
-
bug
ingilizce'de böcek anlamına gelir.
bilgisayar bilimleri açısından bir yazılımın veya sistemin hatalı çalışması, donması, istenmeyen davranışlar sergilemesi gibi şeylere sebep olan hata anlamında kullanılan teknik bir terimdir. -
sisler bulvarı
kazım koyuncu'nun 1992 yılında kurmuş olduğu dinmeyen isimli müzik grubu tarafından, 1996 yılında çıkarılan tek albümdür. albüm 2006 yılında (kazım koyuncu'nun vefatından bir sene sonra) kazım koyuncu anısına seyhan müzik tarafından tekrardan dinleyicilere kazandırılmıştır. albümde kazım koyuncu, ali elver, arzu görücü, cafer işleyen, metin kalaç, serkan tuğ, murat dilek yer almıştır.
albümdeki eserler:
1. üç kız bir ana
2. sisler bulvarı
3. kandan kına
4. dam üstüne çul serer
5. askıda yaşamak
6. hatırlayışlar
7. martı
8. ülkem
9. kavganın ortasında -
ben orhan veli
orhan veli kanık'ın kendi dizeleriyle kendini anlattığı şiiridir.
ben orhan veli,
"yazık oldu süleyman efendiye"
mısra-ı meşrunun mübdii...
duydum ki merak ediyormuşsunuz
hususi hayatımı,
anlatayım:
evvela adamım, yani
sirk hayvanı falan değilim.
burnum var, kulağım var,
pek biçimli olmamakla beraber.
evde otururum,
masa başında çalışırım.
bir anne, bir de babadan dünyaya geldim.
ne başımda bulut gezdiririm,
ne sırtımda mührü-ü nübüvvet.
ne ingiliz kıralı kadar
mütevazııyım
ne de bay celal bayar'ın
ahır uşağı kadar aristokrat.
ıspanağı çok severim.
puf böreğine hele
biterim.
malda mülkte gözüm yoktur.
vallahi yoktur.
yayan dolaşırım,
mütenekkir en seyahat ederim.
oktay rıfatla melih cevdet'tir
en yakın arkadaşlarım.
bir de sevgilim vardır, pek muteber;
ismini söyleyemem,
edebiyat tarihçisi bulsun.
ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
meşgul olmadığım 'ehemmiyetsiz'
sadece üdeba arasındadır.
ne bileyim,
belki daha bin bir huyum vardır...
amma ne lüzum var
hepsini sıralamaya?
onlarda buna benzer.